Her itiraf zordur ve her itirafın bir bedeli vardır. İnsan kendine yaptığı bir itirafın da altında kalabilir. Ve bir kere itiraf ettiysen bunun sonuçlarına da katlanman gerekir. İtiraf eden sen, itiraf ettiğin de sen... Nasıl bir bedel ödeyeceğini de belirleyecek olan sensin öyleyse. Bunca zamandır kendinden kaçmanın bedeli. Ya kaybedeceksin ya kaybedeceksin. Kazanma umudun yok mu hiç? Belki.
İnsanın içten içe bildiği bir şeyi kendine itiraf etmesi ne kadar zorsa kendine öfke duyması da o kadar zor ve çaresizce belki. İnsanlara olan öfkemin kendime duyduğum öfkenin bir yansıması olabileceğini düşündüm yürürken. Evet, belki de ben kendime öfkeliyim. Duygularıma, düşüncelerime, hayatıma, aldığım kararlara... Ve bir insan düşününü ki bu kadar öfkeli olsun, öfkesini çıkaramasın kendisinden. Kendimi ve hayatı 'olduğu gibi' kabul edemiyorum ve bu beni hem acıtıyor hem sinirlendiriyor.
16 Haziran 2015 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
PİRİNÇ
İçeri girdiğimde soba yanıyordu usul usul. Loş odanın ölgün aydınlığında, fırlayarak, her tarafı yakıp kül etmek için çıldıran azgın, ...
-
"değiştin mi hiç? değiştim ben bu sene. ve her gece, her bir gece sadece dört soru sormuştum sana ama bu gece başka bir soru düşündüm....
-
"Düşündüklerimi tam mânâsıyla ifade edemiyorum. veya: Bu konudaki düşüncelerim açık ve kesin; ancak yeterince açık ve kesin ...
-
İnsanlarla bir araya gelip varlığını kanıtlamaya çalışıyordu. Kendine var olduğunu, yaşamak istediğini ispatlama...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder