7 Mart 2015 Cumartesi

kelimeler albayım...

          Konuşabilecek kimsenin olmaması ne kadar kötü. Dinlediğin bir müziği paylaşmak, okuduğun bir kitap hakkında konuşmak ya da sadece karşılıklı bir şeyler söylemek... Dinlemek, dinlenilmek, anlamak, anlaşılmak... Küçük insanlar, büyük yalnızlık. Havaya konuşmak, suya konuşmak, ağaca konuşmak, taşa konuşmak, kendine konuşmak...
           Dinlemek istiyorum, dinlerken dinlenmek. Dinlerken dinlendiğin insanın yakınında olması, aynı zamanda çok uzağında olması. Çelişkiler. Yalnızlıklar. Özlemler. Pişmanlıklar. Hatalar ve ödenen bedeller. Hata olmayıp da yaşananların bedelleri. Bazen ödediğimiz bedele katlanmamız gerektiğini kabul etmek ya da edememek. Küçük düştüğünü hissetmek albayım, fakat aslında öyle olmaması. Özgür bırak. Yaşa. Yaşamak istediğini. Ve hatırla. Hatırlamak güzel. Bazen. Bekleme. Durma. Yürü. Geç. Durdurmalarına izin verme. Ya da ver.
          Hatırla. Sevdiğini. Sevildiğini. İyiyi. Kötüyü. Güzeli. Çirkini. Özlemi. Kavuşmayı. Hatırla.
          Kimseyle konuşmak istemiyorum belki de. Okumak istiyorum sadece, delice okumak, okumak, okumak, okumak... Okumak, düşünmek, dinlemek, izlemek, susmak...

Hiç yorum yok:

PİRİNÇ

      İçeri girdiğimde soba yanıyordu usul usul. Loş odanın ölgün aydınlığında, fırlayarak, her tarafı yakıp kül etmek için çıldıran azgın, ...